GİZLENEN KABUS: İDRAR KAÇIRMA
GİZLENEN KABUS: İDRAR KAÇIRMA
Toplumumuzda kadın sağlığı açısından hayati bir öneme sahip olmasına rağmen, ne yazık ki kulaktan kulağa fısıldanan, çoğu zaman da tamamen gizlenen bir konuyu masaya yatırıyoruz. Bölgemizin değerli hekimlerinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Seçil Günay Avcı, okurlarımız için bu önemli konuyu tüm şeffaflığıyla anlattı.
Sevgili Okur;
Geçtiğimiz günlerde bir kadın yolcu, uçak yolculuğunda iniş sırasında tuvalete gitmek isteyince uçuş ekibi tarafından yasakla karşılaştı ve idrarını herkesin içinde, kabine yapmak durumunda kaldı. Öksürürken, kahkaha atarken, pazar poşetini kaldırırken veya kapının kilidini açarken yaşanan o idrar kaçırma problemi, bu kez kendisini maalesef uçakta buldu.
Ülkemizde kadınların sıkça yaşadığı bir durum olmasına rağmen, çözümün sadece ameliyat olduğunu düşünerek tedaviden kaçınılan en temel konulardan birini anlatacağım bu sefer. Sorunu yaşayan her 10 kadından 9’unun gizlediği o kabus: İdrar Kaçırma.
Yaşlanmanın Doğal Bir Sonucu Değil!
İdrar kaçırma aslında çok sık yaşanan bir sorun. Ülkemizde her 3 kadından birinde (menopoz sonrası ise her 2 kadından birinde) görülen bu durum, toplumda doğum yapmış olmanın veya yaşlanmanın doğal bir sonucu gibi algılanıyor.
Oysa bu bir yanılgı. Tıbbi olarak idrar kaçırma, boşaltım sisteminin bozulduğunu gösteren ve yıllardır devam edegelen sorunların bir sonucudur; asla "normal" kabul edilmemelidir.
Vücudunuz idrar kaçırma noktasına gelmeden önce size aslında uzun süre şu uyarıları verir:
- İdrar sıklığınız giderek artar.
- "Su içsem tuvalete gidiyorum" diyerek su içmeyi azaltmaya başlarsınız.
- Gece idrara kalkmak için uyanır veya sabahları koşa koşa tuvalete gidersiniz.
- Gittiğiniz her mekanda veya yolculukta önce tuvaletin yerini konumlandırmaya çalışırsınız.
- Bulaşık yıkarken veya banyo yaparken ani sıkışmalar ve küçük kaçırmalar başlar.
Klinikte hastalara "Ne zamandır kaçırıyorsunuz?" diye sorduğumuzda cevap genellikle "10-15 yıldır" veya "Doğumdan beri" oluyor. "Peki neden daha önce başvurmadınız?" dediğimde ise şu yanıtı alıyorum: "Arkadaşıma anlattım, 'bende de var, herkeste varmış' dedi. Normal olduğunu düşündüm."
İdrar kaçırmak, hiçbir koşulda saklanması ya da utanılması gereken bir durum değildir. Tıpkı adet düzensizliği gibi, çözümü olan bir sağlık sorunudur.
İdrar Kaçırma Türleri Nelerdir?
Her kadında idrar kaçırma hikayesi ve şekli farklılık gösterebilir. Klinik ortamda en sık karşılaştığımız türleri şu şekilde sınıflandırabiliriz:
|
İdrar Kaçırma Türü |
Belirtileri ve Tetikleyicileri |
|
Stres Tipi İdrar Kaçırma |
Gülme, öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncının arttığı anlarda görülür. En sık rastlanan tiptir. |
|
Ani Sıkışma Tipi (Urgency) |
Aniden gelen şiddetli bir idrar hissiyle birlikte tuvalete yetişemeden kaçırma durumudur. |
|
Karışık Tip (Mixt Tipi) |
Hem Stres hem de Ani Sıkışma tipinin aynı anda, birlikte görülmesidir. |
|
Taşma Tipi İdrar Kaçırma |
İdrar depolama hissinin tamamen kaybolduğu, mesanenin dolduğunun hissedilmediği ve idrarın taşarak kaçtığı durumdur. Genelde nörolojik sağlığın bozulduğuna işaret eder. |
Ruhsal ve Fiziksel Tehlike: "Bağlanan Bezler Çözüm Değil"
Kronikleşen her sağlık sorunu gibi idrar kaçırma da beraberinde ağır ruhsal ve fiziksel faturalar getirir.
Ruhsal ve Sosyal Etkileri
- Yaşam kalitesinin dibe vurması, özgüven kaybı ve benlik algısında bozulmalar.
- Depresyon, sosyal izolasyon ve idrar kokusu korkusuyla gelen yalnızlaşma.
- Azalmış sosyal uyarana bağlı olarak ilerleyen yaşlarda artan bunama (demans) riski.
- Kronik uykusuzluk, buna bağlı dikkat kaybı ve bellek sorunları.
Fiziksel ve Ekonomik Zararları
Sorunu çözmek yerine hazır bezlerle geçici "çözümler" üretmek, daha büyük dertleri beraberinde getirir. Yıllarca alınan o bezler ekonomik bir yük olmanın ötesinde; bez değiştirmek için sürekli eğilip kalkmanın yarattığı düşme riski artışına neden olur.
Sıcaklarda hava almayan, sürekli nemli kalan vulva ve vajina bölgesinde mantar ve bakteriyel enfeksiyonlar hızla çoğalır. Sürtünmeye bağlı tahrişler doku iyileşmesini bozarak ciddi yaralar açar.
Hayati Risk Faktörü:
İdrar kaçırmaya bağlı gelişen kronik enfeksiyonlar yüzünden uzun süreli antibiyotik kullanımı, bağırsak ve deri florasını bozar. Bu durum, akciğerlere kadar uzanan fırsatçı mantar enfeksiyonlarına ve zatürreye zemin hazırlayarak ölüm riskini bile artırabilir.
60 yaş üstü bir kadında ölüm sebebi akciğer mantarına bağlı zatürre gibi görünse de, bir jinekolog olarak benim çözüm denklemim şudur: Enfeksiyonun önlenmesi = Antibiyotik ihtiyacının bitmesi = Mantarın ortadan kalkması = Rahat nefes alabilme ve kalp krizi riskinin azalması = Yaşam süresinin uzaması.
Kimler Risk Altında?
İdrar kaçırma problemine yakalanma riski yüksek olan gruplar oldukça geniştir:
- Gebeler, vajinal doğum yapmış olanlar veya birden fazla sezaryen olanlar.
- Kronik kabızlık çekenler, şeker ve tansiyon hastaları.
- Perimenopoz (menopoz geçiş) döneminde olanlar ve sigara kullananlar.
- Ailesel kolajen hastalığı, varis veya bel fıtığı hikayesi olanlar.
- Uzun süre ayakta yüksek sesle konuşan, nefesini kontrol etmeyi bilmeyen öğretmenler ve satış personelleri.
- Kegel egzersizlerini kulaktan dolma, rastgele yapanlar.
- Nefes koordinasyonu kurmadan mekik vb. hareketlerle karın içi basıncını artırıp pelvik tabanını korumayan sporcu, pilatesçi ve yogacılar.
- Obezite veya göbek çevresi yağlanması (insülin direnci) olanlar.
- Astım ve alerji kaynaklı kronik öksürüğü bulunanlar.
- Rahmi alınmış olanlar.
- Parkinson, MS veya diyabetik nöropati gibi merkezi sinir sistemi hastalıkları olanlar.
- Kas gevşetici ve idrar söktürücü ilaçları sürekli kullananlar.
Ameliyatsız ve Modern Çözümler Mevcut
İdrar kaçırma sorununun çözümü için öncelikle bunun saklanacak bir utanma duygusu değil, bir sağlık sorunu olarak kabul edilmesi gerekir. Tedavi süreci jinekolog, fizik tedavi uzmanı, dahiliyeci veya nörolog gibi pek çok branşın ortak çalışmasını gerektirebilir.
Tedavi planında ilk adım, değiştirilebilir faktörlerle atılır:
- Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Doğru nefes teknikleri, doğru pelvik taban egzersizleri eğitimi.
- Metabolik Destek: Vitamin eksikliklerinin giderilmesi, dokuların desteklenmesi ve enfeksiyon direncinin artırılması.
- Modern ve Ameliyatsız Yöntemler: Jinekologlar tarafından klinik ortamında yapılan, acısız ve anestezisiz modern yöntemler mevcuttur. Özellikle son yıllarda sıkça uygulanan 20 dakikalık vajinal lazer tedavisi, ameliyatsız çözümler arasında yüz güldürücü ve konforlu sonuçlar vermektedir.
Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan Muğla’mızda yaşayan her kadının hayat kalitesinin de en az şehrimiz kadar güzel olması dileklerimle...
Sağlıkla kalın.
Dr. Seçil Günay Avcı






